Mücadele Sporları | Kickboks, Muay Thai, Taekwondo, Judo, Aikido

Tam Versiyon: Karate-DO?
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
KARA :Boş
TE :El
DO : Yol

KARATEDO, Boş El Yolu' dur. Bu, becerinin doğruluğuna ulaşmış,uzun yıllar sistemli ve disiplinli bir eğitim sonucu üstün yeteneklerle yüklü el, DO ile bütünleşerek, asaletin ve alçak gönüllülüğün simgesi haline gelmiştir.

Mücadele sporlarının başlıcalarından olan Karatedo, bugün tüm dünyaya yayılmış, 30 milyon sempatizanı bulunan, Kıtalar ve Dünya şampiyonaları düzenlenen, Olimpiyatlara aday bir spor haline gelmiştir.

Karatedo; ayak, yumruk, dirsek, diz ve diğer vücut kısımlarının vuruş için bilimsel olarak kullanıldığı bir döğüş yöntemidir. Tüm Dünya' da Silahlı Kuvvetler ve Polis örgütleri tarafından benimsenen Karatedo, modern kendini koruma sanatları içinde en popüler usullerden biridir.

Tarih öncesi devirlerde, Sümer, Hitit, Mısır duvar süslemeleri ve belgelerinde resmedilmiş, el ve ayak vuruşları ile yapılan spor türünün varlığını görüyoruz. Daha yakın bir tarihte Orta Asya Türklerinde, Selçuklu ve Osmanlılarda Muşt Zengliği, Tepme, Usullu Vuruş gibi isimler altında vuruşlu sporların yapıldığını ve bunların askeri eğitimlerde kullanıldığını biliyoruz.

Bugünkü Karatedo sporunun Japonlar tarafından sitilize edilerek, Dünya' ya tanıtılmasının uzun öyküsü vardır. Özetle, Budizmi yaymak için Hindistan' dan Çin' e gelen Daruma TAİSHİ, SHAOLİN - SZU manastırına yerleşir. Buradaki Çin' li öğrencilere ağır bir disiplin içerisinde fizik ve mental eğitim verir. Prensip olarak da, Budizme varmak, ruhun kurtarılması ile olur. Beden ve ruh birbirinden ayrılmayan bir bütündür. Fizik yorgunluk, hakiki ışığa varmak için herşeyden fazlası gereklidir der. Shaolin, Kempo, Chuan Fa gibi isimlerle anılan bu yol, zamanla Çin' in milli sporu Kung-Fu ' nun temelini oluşturmuştur.

1600 yıllarında Çin' in Okinawa adasını işgal ile buraya gelen ünlü Kempo' cular OKİNAWA - TE ' yi kurdular. 1869 yılında Okinawa' nın Shuri kentind doğan Funakoshi GİCHİN, 11 yaşından itibaren ünlü ustalardan karate dersleri alarak, o da ünlüler arasına girdi ve 1917 yılından itibaren tüm Japonya' da Karatedo' yu tanıttı ve yaydı. Eski bir Jui Jutsu eğitimi de görmüş olan Gichin, Ju Jutsu ve Kendo tekniklerinden de yararlanarak, karatedo' yu modern bir spor haline getirdi.

1948 yılında Gichin tarafından Japon Karate Birliği, 1955 yılında da Japon Karate Federasyonu kuruldu. 1957 yılnda Gichin' in ölümünden sonra öğrencileri bunu Dünya sanatı haline getirdiler. Modern Dünyamızda kendini koruma için öğrenilmeye çalışılan bu sanat, fizik kuvvet kadar ve ondan daha fazla olmak üzere ruh eğitim ve disiplinini artıran zevkli ve heyecanlı bir spor dalıdır.

Türkiye' de ise Karatedo, 1960' lı yıllara kadar, yurt dışında görevli iken, bu spora sempati duyan subaylarımız tarafından göğüs göğüse mucadele kapsamı içinde, Judo ve Jui Jutsu ile karışık olarak öğretilmiştir.

1962 yılında modern Judo' nun ülkemize gelişi ile beraber, aynı kültürün ürünü olarak Karatedo da girmeye başladı. Judo' nun ilk ustaları ve önderlerinden olan İbrahim ÖZTEK, Namık EKİN, Berkol ÖKTEN, Natık CANCA ve Metin ALTINZİNCİR, çalışmalarında Karatedo' ya da yer vermişlerdir. Judo' nun tanıtılması ve yaılması için yapılan çeşitli gösterilerde Ate Waza, Kime Waza şeklinde teknik ve kırışlar yaparak, Karatedo' yu tanıtmışlardır.

1969 - 1970 yıllarında ülkemizde görev yapan Michael NOVOWİTCH,kurslarında Judo ile birlikte Karatedo, Aikido ve Kendo dersleri de vermiştir. Bu sporların öğrenilmesi ve tanıtılmasında büyük etkisi olmuştur. Novowitch'in öğretilerinden yararlanan sporculardan Hakkı KOŞAR, daha sonra 1970'li yıllarda karateye önem vermiş, bununla beraber Ferhat ÖZSERT, Ahmet DOĞANER ve Enver HANCI gibi sporcular değişik ekollerde yurt düzeyinde karate do sporunu yaymışlardır. Daha sonra yetişen Atilla ÇELİKTÜRK, Hakan ALPAY, Alev ORAL, Ömer DOĞANLAR, Mehmet AYGÜN, Ali KOCA, İsmer TURNA, Aydın İNCE ve Şaban TURAN gibi başarrılı sporcular da Türk karatesinin gelişmesinde ve yayılmasında etkin yol oynamışlardır.

1975 yılından sonra Yahara, Abe, Tomita, Tagashi, Enoeda, Kase ve Ochi gibi Japon ustalar ile Alman Borg'un ülkemizde vermiş oldukları kursların önemli teknik katkıları olmuştur.

Son derece incelik isteyen Karatedo bir zeka sporudur.Ritm, yumuşaklık, çabukluk, çeviklik, refleks ve konsantrasyon unsurlarını bir arada toplar. Bunların tümü geliştirilmeden başarı elde edilemez.

El ve ayak vuruşları ile bloklar ve ayak süpürmeleri şeklindeki tekniklerin çalışılması sırasında rakibe vurulmaz. Rakibin canı yakılmaz ve ona zarar verilmez. Tüm teknikler son derece kontrollü olarak uygulanır. Sinirlilik hali ve kuvvet gösterileri zayıflığa işaret eder.
genel anlamda doğrudur...

farklı noktalar:

-"kenpo " bir karate sistemi değildir,hele hele abd kökenli kenpo nun japon sistemleri ile kuşak ve elbise hariç bir ilgisi yoktur......bir zamanlar türkiye de çalışılan kenpo abd,hawai kökenli "modern,eklektik" bir self defence sistemidir ve "chuanfu (kungfu),aikido,boks" tekniklerinden formatlandırılmıştır...zaten, karate olmadığını "ingilizce terminoloji ve bölümlerden anlaşılır...shaolin kenpo(japon verisyonu shorinji kenpo) bunlar karte ile ilgileri olmayan sistemlerdir...

-"okinawa te " diye genel bir sistem mevcut olmamıştır, onun yerine ada halkının kendi defans sistemleri mevcut olup,bunlar daha sonra çinlilerin etkisi ve ada tüccarlarının çin i ziyaretleri ile bu sistemler iyice zenginleşmeye başlamışlardır...higashionna "saholin kempo" ile kendisinin bildiği yerel savunma sistemi konbinasyonu ile "naha te" yi oluşturmuştıur...talebesi miyagi ise"chugoku kempo" denilen esasen çin sistemi "pai hao quan" (diğer adı ile"white crane" beyaz karga )dan türetilen bir sistemi "naha te "ye ilave ederek sistemin içine iyice yumuşaklık,içsellği katmıştır...

"yi quan, pakua chang, taijiquan "gibi içsel ve yumuşaklığa dayalı çin sistemleri ve ada halkının dışa, sertliğe dönük yerel sanatları etkileri ile "naha te", "shuri te" ve "tomari te" diye adlandırılan sistemler oluşmuştur...

bugünkü anlamda karate nin alt yapısını hazırlayan okinawa lı "miyagi" dir...ancak kendisi 1935 llrda bile sisteminizin adı ne diye sorulduğunda bir yanıt verememiştir...daha sonraları sistem "goju ryu" olarak adlandırılmıştır...1936 da japon milli eğitim bakanlığının toplantısına katılarak artık okinawa ya ait sisteme "karate" altında adapte edilmesi kararlaştırılmıştır...ve bu zorlama ile "karate" terimi japonyaya yaılmaya başlamıştır...diğer sistemler bu sistemden türetilen sistemlerdir...ana hat miyagi nin karatesidir...ayrıca, son derece "düz hatti "olan okinawa formatına bahsi geçen çin sistemlerinden alınan bazı dairevi hareketleri eklemiştir...

- karate'nin "aşırı düz hatti oluşumuna dairevi hareketlerin eklenmesi???!!!...

karate sistemleri "shotokan ", "kyokushin" vb 1965 lere kadar son derece düz ,hatti hareketlerden oluşmakta idi...(her ne kadar okinawa da oluşturulan "miyagi" nin sistemi "goju ryu" hafif dairesel hareketler içremekte ise de yine de düzdü...)
ana ada japonya da ise atılan tekmeler hep "mae geri" (ön ) ve çok seyrek olsa da "yoko geri" (yan tekme) kullanılırdı (bunu zaten eski 1900 lerdeki fimlerden hemen anlayabilirsiniz!)...

masutatsu oyama ,"kenji kurosaki" ile beraber sistemleri "kyokushin" i kurmasını müteakip, sistemin kendisini test etmesi amacıyla "kurosaki ve ekibini" çeşitli stiller karşısında test etmeleri bağlamında dışarıya yollamıştır...1968 de bu ekip "bangkok" a gelerek kendilerini muay thai döğüşcülerine karşı test etmek isterler...sadece para için döğüşen taylandlılar buna başta anlam veremez, ancak israr neticesi müsabakalar yapılır ve "kurosaki" ağır bir yenilgi üzerine japonyaya döner ve oyama ya "karate "yi bıraktığını ve thailerin sistemini öğrenerek onları kendi oyunlarında yeneceğini söyler...bangkok ta 8 ay kalarak sistemin inceliklerini öğrenir ve japonya ya dönerek ünlü "mejiro gym" i (hollandad daki "mejiro gym" in ana okulu) kurar ve gerçekten 2 tane "rajandamnern" şampiyonu japon "fujiwara ve shima" çıkartmayı başarır..
bu arada paralel çalışmalar yapan "oyama " kurosaki den bu sistemin inceliklerini alarak özallikle "dairevi teknikler "içeren "tekme, diz, dirsek,alçak tekme "vuruşlarını karate sistemlerine aplike ederek zenginleştirilen bu sistemi diğer karate sistemlerine göre daha ön plana çıkartır...tabi ki, diğer karate sistemleri de bundan yararlanarak sistemlerine az da olsa dairevi hareketleri plase ederler...(ancak, tabi ki ana konseptlerinden fazla ayrılmadan) ...

bugün ana hatları ile karate:

geleneksel olanlar:

-wado ryu
-goju ryu
-shotokan
-shito ryu olarak,

geleneksel olayan, modern sayılanlar:

genelde kyokushin sisteminden türetilen:

-kyokushin
-ashihara
-deidokan
-enshin
-seidokaikan
vb

oyama nın ölümünden sonra ,günümüzde halen bu ailenin üyeleri kendi şahsi sistemlerini kurmaya devam etmektedirler...


(not: kurosaki ye gelince , japonların kolay kolay taylandlıları "muay thai "de yenememeleri ve piyasa şartlarına göre "muay thai " krallarını değitirerek (raund sürelerinin kısaltılması 2 dakika ya indirilmesi, kalça atışlarının konması,kafaya dirsek vuruşlarının yasaklanması vb) "kickboxing" sistemini kurarak bu terminolojiyi tüm dünyaya hediye etmiştir...mejiro dan sonra "kurosaki gym" i kurmuştur...aşırı konservatif, "eski okul " kökenli geleneksel tutucu bir antrenördür...)
Teşekkürler.
Referans URL